<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1420474710480865429</id><updated>2012-01-26T03:13:48.131-08:00</updated><title type='text'>Lavinia</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://feneka.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1420474710480865429/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feneka.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>blablabla</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11839350695811280126</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>4</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1420474710480865429.post-5139951345920750754</id><published>2011-02-04T13:09:00.001-08:00</published><updated>2011-02-04T13:36:42.860-08:00</updated><title type='text'>Ey Devlet !  Katiller Böyle Gülemez.</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ma5R1V_LQrw/TUxv6CH94fI/AAAAAAAAAHU/-co0JMucbMg/s1600/pinAr%2Bselek"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; DISPLAY: block; HEIGHT: 250px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569949881943843314" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_ma5R1V_LQrw/TUxv6CH94fI/AAAAAAAAAHU/-co0JMucbMg/s400/pinAr%2Bselek" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tüylerim diken diken oluyor adını duyduğumda. Ve şu an sesi kulaklarımda, devletin ona çektirdiklerini anlatıyor. Pınar Selek. Türkiye'deki adalet sisteminin ne derece dengesiz olduğunun göstergesi. 2. bir Hrant vakası nitelendirmesi doğru bence. İkisi de Türkiye'deki adalet arayışının simgesi haline geldi. Pınar Selek'e dair çok geniş bir bilgiye sahip değilim, medyanın verdiğinden, internetin sunduklarından ötesini bilmem. Hakkında açılan davalar, bırakılmasına rağmen hala peşinden gitmeye çabalayanlar.. Anlam veremiyorum ben. Dönün ve şu kadının suratına bakın. Her şey orada gizli. Bu kadının suratında adalet, barış saklı. Hatta saklı değil, her şey ortada. Pınar Selek'e yöneltilen suçlamaların ne derece yersiz olduğu onun bir gülüşüyle ispatlanıyor. Böylesine güzel gülümseyen bir insan birilerini öldürmüş olamaz. O-la-maz ! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türkiye'yi o kadar iyi çözümlemiş bir sosyolog ki o; bu yüzden sorgulanıyor. Doğruyu aradığı için sorgulanıyor. İnsanlığa inandığı için sorgulanıyor. Vicdanı olduğu için sorgulanıyor. Şimdi düşünün:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;''bu ülkede neyi savunuyorsanız onun zıttıyla yargılanıyorsunuz.''&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yalan mı?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1420474710480865429-5139951345920750754?l=feneka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feneka.blogspot.com/feeds/5139951345920750754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1420474710480865429&amp;postID=5139951345920750754' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1420474710480865429/posts/default/5139951345920750754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1420474710480865429/posts/default/5139951345920750754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feneka.blogspot.com/2011/02/ey-devlet-katiller-boyle-gulemez.html' title='Ey Devlet !  Katiller Böyle Gülemez.'/><author><name>blablabla</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11839350695811280126</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ma5R1V_LQrw/TUxv6CH94fI/AAAAAAAAAHU/-co0JMucbMg/s72-c/pinAr%2Bselek' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1420474710480865429.post-3236813471925987054</id><published>2011-01-26T11:09:00.000-08:00</published><updated>2011-01-26T12:14:18.123-08:00</updated><title type='text'>Türbanlıymışım. Muhafazakarmışım. Ha bir de geçenlerde biri şey dedi, şaşırdım: İnsanmışım.</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ma5R1V_LQrw/TUB_-ZesvdI/AAAAAAAAAHI/YLMgq-STt08/s1600/kapal%25C4%25B1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_ma5R1V_LQrw/TUB_-ZesvdI/AAAAAAAAAHI/YLMgq-STt08/s400/kapal%25C4%25B1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5566589849398197714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendim olduğuma inandığım günden beri insan dedim hep. Ne ideolojilerinin farklılığı ne dinlerinin farklılığı beni pek etkilemedi. Dinledim dinledim dinledim. Doğru saydıklarımı anlattım, bunlar yanlış dedim yeri geldiğinde ama kalkıp kimseyi yargılamadım. Onların doğrularını, yanlışlarını dinledim. Ama birçok insan yadırgadı beni. Onların deyimiyle ‘türbanlıydım’ ve genel ‘türbanlı’ yapısına benzetemiyorlardı. Acaba kaç türbanlı tanımışlardı ki? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, beni yadırgamaya devam ediyorlardı;  türbanlı bir kız, yanında sosyalist insanlar var hatta bazen sosyalist bakış açısına sahip, dinlemeyi biliyor, okumaz sandıkları kitapları onlardan önce okumuş, okumaz dedikleri yazarları bazı konularda kendine idol seçmiş, en anarşist düşünürlerin bakış açısını anlamaya çalışıyor, metal müzik dinliyor, aa bakın arkadaşlarıyla alkollü bir ortama da girmiş, hayret bu kız AKP’yi de desteklemiyor… Ama sen türbanlıydın diyorlar sonra. Evet ben türbanlıyım ve ne yazık ki türbanlı olduğum için bu ülkede herkesten daha fazla çalışmam gerekiyor. Daha çok şey bilmem gerekiyor. Çünkü birçok insan sizi cahil bireyler olarak görüyor, onların gözünde bilmeyen, aciz yaratıklarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi çoğu zaman bir şeyleri yapmak zorundaymışım gibi hissediyorum. Mesela sanki at gözlüğüyle bakmadığımızı insanlara anlatmam gerekiyor ya da sanki ‘bakın kapalı olan insanlar da bunları bunları yapabilir’ diye açıklamam gerekiyor. İşte o zaman kendimi çok öteki hissediyorum. Birileri beni ötekileştirmeye çabalıyor. TIPKI MÜSLÜMANIM DİYENLERDEN BİRÇOĞUNUN, KENDİSİ GİBİ OLMAYANLARA YAPTIĞI GİBİ! Sevmesem de lanet etmeyi, işte o an lanet ediyorum. Çünkü hepimiz birbirimizi ötekileştirmeye çalışıyoruz. Göremiyorum insanlığı. Farklı olanları kendimize düşman belliyoruz. Düşüncemizi yok etmeye çalışan biriymiş gibi görüyoruz. Nereden çıktı ki bu yazı şimdi.. Kimse bir bok anlamayacak!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1420474710480865429-3236813471925987054?l=feneka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feneka.blogspot.com/feeds/3236813471925987054/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1420474710480865429&amp;postID=3236813471925987054' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1420474710480865429/posts/default/3236813471925987054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1420474710480865429/posts/default/3236813471925987054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feneka.blogspot.com/2011/01/turbanlymsm-muhafazakarmsm-ha-bir-de.html' title='Türbanlıymışım. Muhafazakarmışım. Ha bir de geçenlerde biri şey dedi, şaşırdım: İnsanmışım.'/><author><name>blablabla</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11839350695811280126</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ma5R1V_LQrw/TUB_-ZesvdI/AAAAAAAAAHI/YLMgq-STt08/s72-c/kapal%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1420474710480865429.post-4722555645947081422</id><published>2011-01-14T14:33:00.000-08:00</published><updated>2011-01-14T14:38:53.515-08:00</updated><title type='text'>‘Uluslar büyük oğullarıyla soluk alır’</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ma5R1V_LQrw/TTDQOKaUmjI/AAAAAAAAAGo/1CBlf9nbXz4/s1600/naz%25C4%25B1mmm.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 249px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562174481534065202" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_ma5R1V_LQrw/TTDQOKaUmjI/AAAAAAAAAGo/1CBlf9nbXz4/s400/naz%25C4%25B1mmm.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yazdım. Sildim. Yazdım. Sildim. Çünkü bilmiyorum Nazım’ı nasıl anlatmalı.. İdeolojisinden mi bahsetmeliyim yoksa insanlığından mı? Şiirlerini katmayacağım işin içine. Çok okumam Nazım’ı. Bilirim, Nazım’ı Nazım daha iyi anlatır ama ben başkalarının Nazım’ı nasıl gördüğünü okumayı severim. Nazım’ın gözünden aşk, sevgi, vatan, direniş, hayat nasıldır bilmem yani.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nazım der ki ‘Ben bir dahi değilim fakat iyi bir sanatkarım ve bunu her şeyden önce ideolojime borçluyum.’ O zaman Nazım’ı anlayabilmek için önce Nazım’ın ideolojisini anlamak mı gerekli? Her ne kadar ‘ben, Türk şairi komünist Nazım Hikmet ben’ diyerek ideolojisine vurgu yapsa da aslında Nazım ideolojilerin insanı insanlıktan çıkaran o vicdansızlaştırma eylemine hiç dahil olmamış biri. En azından ben böyle düşünürüm.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yıllar önce okuduğum bir kitapta hiç beklemediğim bir noktada garip bir şekilde karşıma çıktı Nazım. Ve o gün karar vermiştim asla vatan haini olamayacağına. İnsanı seven, sayan biri vatan haini olamazdı:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;-Afyon’dan, oluşturdukları vahim durumlar nedeniyle Bursa Cezaevine gönderilen bir grup cinayet sorumlusu, ki bunlar Türkiye’nin pek çok pisliğinden haberdar bireyler, cezaevinin sorumlu bir kişisi tarafından cezaevinin tüm pisliğinin akıtıldığı lağımına atılır. 8 saatin ardından oradan çıkarılırlar ve üstleri temizlenir. Kimisinin boyu kısa olduğu için tüm pisliği yutmuştur ve kusmaya başlarlar. Üzerlerindeki pislik temizlenir. Ardından bir tarafı demir parmaklıkla kapatılmış bir hücreye alınırlar. Lağıma atılanlar arasında bayılanlar olur, kusanlar vs. Birçok mahkum onları görür ama hiçbir şekilde yardım etmez. Çünkü kim oldukları, neden burada olduklarını bilirler.-&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;‘’ Demir parmaklıklara dayanıp var gücümle bağırdım:&lt;br /&gt;-Bir maşrapa su verin bari, Allahsızlar!&lt;br /&gt;Arkamdan da idamlık Koca Mustafa bağırdı:&lt;br /&gt;-Ulan ! Sizin hepinizin dinini, kitabını… Alın lan, gelin alın canımızı!&lt;br /&gt;Tam o sırada, ilerden, asker bozması kaputtan bir paltoyu omuzlarına atmış, saçları karmakarışık, gözleri çakmak çakmak, dev gibi bir adam, demir parmaklıkların önüne geldi. Demir parmaklıklara tutunup içeriye baktı. Yerde yatanları gördü. Bizim halimize baktı, sonra hiç ses çıkarmadan koşarak gitti. Biraz sonra elinde bir testi ve bir bardak ile geri geldi. Testinin parmaklıklar arasından girmesine imkan yoktu. O da bardağa su doldurup içeri uzattı. (…)&lt;br /&gt;‘Sağ ol abi’ dedim o dev gibi adama, ‘sağol Allah razı olsun.’ O bir şey demeden cebinden yeşil renkli bir sigara paketi çıkarıp içinden üç tane kendine ayırdı, gerisini bize verdi. (…)&lt;br /&gt;‘Geçmiş olsun ağalar’ dedi, o dev gibi adam. ‘Geçmiş olsun, gene görüşürüz.’&lt;br /&gt;Arkasını döndü gitti. Ben arkasından öyle bakıyordum. Tam o sırada bir mahkum geçiyordu. Bağırdım:&lt;br /&gt;-Baksana arkadaş, şu giden adam kim?&lt;br /&gt;Mahkum, o dev gibi adamın arkasından baktı:&lt;br /&gt;-O mu? Şairdir, yazardır, tarihçidir. Aynı zamanda da vatan hainidir.&lt;br /&gt;Mosmor oldum,titremeye başladım, ağzımdan salyalar akıyordu:&lt;br /&gt;-Adı ne lan?&lt;br /&gt;Adam korktu, hızlı adımlarla uzaklaşırken arkasına dönüp bağırdı:&lt;br /&gt;-Nazım Hikmet. Komünist Nazım Hikmet !&lt;br /&gt;Ben de arkasından avazım çıktığı kadar bağırdım:&lt;br /&gt;-Ulan puşt! Hiçbirinizin kıçı sıkmadı bize bir yudum su vermeye. O verdi de onun için mi vatan haini oldu? Ben buradan çıkarım, sana da bunun hesabını sorarım.’’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir ideolojinin büyük temsilcilerinden olmasına rağmen ideolojilere yenilmeyen bir insan Onun için Nazım’ın insanlığı benim için hep önde gelmiştir. İçinde bulunduğunuz toplum Nazım’ı sevmenize sebep olmak istemez pek. Çünkü Nazım’koyun yaratma’ eyleminin baş karşıtlarındandır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yargılanması gereken Nazım mıydı bilmiyorum? Ya da birileri yargılanmalı mıydı illa TKP üyesi olduğu için? Yazık. Evet yazık, çünkü siyasi görüşleri nedeniyle büyük bir sanatçısını vatan haini ilan eden bir ülkede yaşıyoruz. Ve şu anki halinize baktığınızda da değişen hiçbir şey yok. Aydınlarınızı hala yargılıyorlar. Çünkü örgütleyen, düşünen bireyler hiçbir zaman devletlerin işine gelmez.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Neyse, Nazım diyorduk. İnsanlık diyorduk.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir ara Roni bir köşe yazısında Necip Fazıl adının belirli yerlere verilmesini eleştiriyordu. Irkçı tavır sergileyen bir bireyin adı nasıl oluyordu da bir sanat merkezine ya da bir yere verilebiliyordu, bunu yargılıyordu Roni. İlla ki verilecekse Nazım gibilerin adı verilmeliydi ona göre. Evet, haklıydı. Madem ki ‘birlik beraberlik içinde olmalı’ ilkesini benimsemiş insanlardık, olması gereken buydu. Fakat Roni’nin aldığı tepkiler toplumun henüz buna dahi hazır olmadığını yeterince göstermekteydi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Falan filan. Yazıyı bitiresim tuttu. Bir şiirle ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-uyarına gelirse&lt;br /&gt;Tepemde bir de çınar-&lt;br /&gt;Demişti on yıl önce&lt;br /&gt;Demek ki on yıl sonra&lt;br /&gt;Demek ki sabah sabah&lt;br /&gt;Demek ki -manda gönü-&lt;br /&gt;Demek ki –şile bezi-&lt;br /&gt;Demek ki –yeşil biber-&lt;br /&gt;Bir de memet’in yüzü&lt;br /&gt;Bir de güzel istanbul&lt;br /&gt;Bir de –saman sarısı-&lt;br /&gt;Bir de özlem kırmızısı&lt;br /&gt;Demek ki göçtü usta&lt;br /&gt;Kaldı yürek sızısı&lt;br /&gt;Geride kalanlara &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1420474710480865429-4722555645947081422?l=feneka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feneka.blogspot.com/feeds/4722555645947081422/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1420474710480865429&amp;postID=4722555645947081422' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1420474710480865429/posts/default/4722555645947081422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1420474710480865429/posts/default/4722555645947081422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feneka.blogspot.com/2011/01/uluslar-buyuk-ogullaryla-soluk-alr.html' title='‘Uluslar büyük oğullarıyla soluk alır’'/><author><name>blablabla</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11839350695811280126</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ma5R1V_LQrw/TTDQOKaUmjI/AAAAAAAAAGo/1CBlf9nbXz4/s72-c/naz%25C4%25B1mmm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1420474710480865429.post-4992951382789994350</id><published>2008-12-15T11:32:00.001-08:00</published><updated>2008-12-15T12:10:40.924-08:00</updated><title type='text'>İnsanlık ve Ben'cilik Oyunu</title><content type='html'>&lt;p&gt;Bu soru sorulalı çok çok uzun zamanlar oldu belki ama son zamanlarda aklımı karıştırıyor. Döneminde cevaplanmış bir soru olsaydı belki bu kadar kurcalamazdı kafamı fakat felsefenin cevap bulamayışları, soruların allak bullak bir hal alması, insanların hayatının az da olsa etkilenmesine sebep oluyor. Ya da biz insanlar,hatta özele indirgeyelim, ben hayatımdaki dengesizlikleri, iniş çıkışları bu soruyla bağdaştırıyorum ve sorunun doğruluğu karşısında hayatı neden haala cevabı olmayan bir şekilde yaşadığımı çözmeye çalışıyorum. Tek benim değil çok kişinin sorunu bu aslına bakarsanız ama yüzleşildiğinde cevabının bulunamayacağını bilmek ürkütüyor insanları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Glaukon, Sokrates'e sorar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''........ Getireceği olumlu sonuçlar,çıkarlar adına değil de, sırf kendisi için isteyebileceğimiz bir maddi,manevi en üst değer var mıdır?....... ''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokrates ''evet, sanırım'' diye cevaplar ama ne kadar emindir bilinmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basit görünen ama aslında özünde çok bilmece yatan bir soru.Egoistliği tamamen itmeniz gerekiyor. Egoistliğin insanın özünde olduğunu düşünürsek de onu itmenin imkansız olduğu doğrulanıyor. Doğasına aykırı insanın. E o zaman bu hayatta çıkarsız yaşamak imkansız. Atılan her adımın insan menfaati tarafından doğrulanması gerekiyor, uymazsa parçalar o adım atılmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşarken, birilerini 'o' olduğu için sevdiğimizi sanarız. Aslında ona olan sevgimiz 'o'nun yanımızda var oluşunadır. Dostluk kavramının imkansızlığını doğrular bu da. İnsanlar dost kelimesini 'en' kelimesiyle kullansalarda sürekli; yani 'en yakınım, en sevdiğim,en vazgeçilmezim' tarzı nitelendirmeler yapsalarda, ortada olan tek şey bencilliğinizin belgesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan, hayatı boyu sürekli birilerini bekler. Neden? Çünkü kendini onunla daha mutlu olacağına, bir bakıma onla yeniden var olacağına şartlandırmıştır. Garip olan şudur: Olmasını istediğimiz kişiye sürekli sınırlandırmalar koyarız, saçı şöyle başı şöyle olsun gibi. Ama sorulduğunda asıl amacın mutluluk olduğu belirtilir.Madem amaç mutluluk, yani soruda da geçtiği gibi manevi olandan mutlu olacağız, neden maddi olanla, şekillerle sınırlamalar yaparız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak; insanlar, varlığı için sevdiğini iddia ettikleri her şeyi aslında bencilliklerinden dolayı arzularlar. Çıkar ilişkilisine dökülür her şey. Bu soruyu hayatında sorgulayan kişilerse, misal ben, uzak tutar insanları çevresinden, mümkün olduğunca hayata göre yaşar ama hayatı kendine göre şekillendirmesini bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dipnot:Burjuvalığımızdan değil yani uzak duruşumuz :) &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1420474710480865429-4992951382789994350?l=feneka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feneka.blogspot.com/feeds/4992951382789994350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1420474710480865429&amp;postID=4992951382789994350' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1420474710480865429/posts/default/4992951382789994350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1420474710480865429/posts/default/4992951382789994350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feneka.blogspot.com/2008/12/insanlk-ve-bencilik-oyunu.html' title='İnsanlık ve Ben&apos;cilik Oyunu'/><author><name>blablabla</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11839350695811280126</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
